18 Kasım Nedir?
18 Kasım 2011 tarihinde yürürlüğe giren uygulamalarla birlikte ilaç fiyat indirimleri, kamu kurum iskonto artışları ve
ilaç firmalarının KKİ iptallerinden oluşan eczanelerin ciro kaybı ortalama %25 olarak gerçekleşiyor.
Eczacılar tam anlamıyla ŞOK’ta …Basın
Evet, 18 Kasım Nedir?
Eczacılığın Kırılma noktası mı?
Eczacılığın Depremi mi?
Eczacılığın 11 Eylülü mü?
Eczacılığın Çöküş evresi mi?
Adına kim ne derse desin bundan sonra hiçbir şey 17 Kasım gibi olmayacaktır!..
Ne yazık değil mi?
Hiçbir gelişmeye doğru tepki vermeyen eczacılar, bugün de doğru tepki vermiyorlar, korkarım veremeyecekler de…
Tepki de ne demek, tepkisizlik hatta bir tür davranış bozukluğu yaşıyor gibiyiz.
Belki de 18 Kasım biz eczacılarda bir tür Bipolar Bozukluğa yol açtı.
Eczacılar ya sessiz, ya da çok konuşuyorlar.
Ya çok agresif ya da çok sakinler.
Başına gelenlerin farkında değilmiş gibi ağlamak yerine neşeyle gülebiliyorlar.
Tam bir bipolar bozukluk tablosu.
Ama hayır, değil; gerçekten tam anlamıyla Şoktayız.
Umutsuzluk,
Çaresizlik,
Güvensizlik,
Çözümsüzlük…
Gerçek şu ki; Fil’lerin insafına kalmış durumdayız.
Peki, suç kimde?
Bize göre cevabı çok kolay, gerçekte ise zor bir soru.
Şimdiye kadar ne yaptı eczacılar?
Yıllarca hep onları suçladık;
Devleti,
Hükümeti,
İlgili bakanlıkları,
İlgili kurumları,
İlaç firmalarını,
Ecza depolarını, vs…
Çuvaldızı hep onlara batırdık.
Ne elde ettik? Hâsılatımız ne?
Hep kayıp, hep geriye gidiş, hep küçülme…
Peki, eczacı hiç kendine döndü mü?
Özeleştiri yaptı mı?
Kendine ve meslek örgütlerine hiç toz kondurdu mu?
Eylem, istemezük ve red dışında onlardan hiç B planı istedi mi?
Eczacının kendine ait hiç B planı oldu mu?
Ey Eczacı topluluğu;
Titreyelim ve kendimize gelelim.
Artık çok şeyde treni kaçırdık.
Ne yazık ki bir bedel ödemenin arifesindeyiz.
Bilelim ki eczacılar artık toplumun lüks içinde yaşayan, çok harcayan, bol tüketen hesapsız harcayan meslek grubu değil.
Bu süreç aslında yıllar önce işaretlerini vermişti ama görmek istemedik.
Yarın daha da geç kalmadan her eczacı kendi durumuna has önlemlerini almak zorundadır.
Onlardan bir geri adım, bir çözüm, bir insaf beklerken;
Bizler de kendi planlarımızı devreye sokmalıyız.
Eczanelerimizi sadece ilaç eczaneleri olmaktan ne zaman çıkaracağız?
İlaç dışı ürünlerle ne zaman tanışacağız ve toplam satıştaki payını nasıl artıracağız?
Eczanelerimize olan ilgimizi, mesaimizi ve etkinliğimizi artırmanın zamanı geçmiyor mu?.
Tamamen kalfa inisiyatifine bırakılmış, eczacı hasta/müşteri iletişimi olmayan eczacılık devri kapanmadı mı?
Evet, eczacı kış uykusundan uyanmalı ve silkinmelidir.
Birbirimizle daha da kenetlenmeli tecrübe, yenilik ve değişime dair bilgilerimizi hızla paylaşmalıyız.
ŞOK durumundan hızla çıkmalı, rasyonel bir hasar tespit çalışması yaparak geleceğimize dair sağlıklı adımlar atmalıyız.
Aksi halde bipolar bozukluk sendromunun gerçeğe dönüşmesi hiç de uzak ihtimal olmayacaktır.
bilgi@ivek.org.tr
Ecz. Veysel DEMİRCİ