Belediye Otobüsü Sendromu

Dr. Mahmut Tokaç
{{ '2012-05-31 15:27:00' | moment2 }}
Yazarın
Diğer
Yazıları
İçin
Tıklayın

 

Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun ile Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 31 Mayıs 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Tüm eczacı camiasına hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Kanun değişikliği TBMM’den geçtiği gün bu sütunlarda yazdığım “Gediğimiz Hayırlı Olsun” başlıklı yazımı “1831 ve 1927’den sonra üçüncü defa olmak üzere 2012 yılında eczane sınırlaması kanunlaşmıştır. Yeni gediğimiz hayırlı olsun. Acaba gedik hangi surda açıldı? Bu sorunun cevabını başka yazıda aramak üzere …” diyerek bitirmiştim.

Eczacılık tarihimizde sınırlama konusunu irdelediğimizde karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır:

1- İlk sınırlama olan ve 1831 yılında Beyoğlu semtinde başlatılan “gedik” uygulaması 1861 yılında kaldırılmıştı.

Yani bu ilk sınırlamanın ömrü 30 yıl sürmüştü.

2- Sınırlamanın kaldırılmasından rahatsızlık duyanlar olmuş, “eczanelerin çokluğu, iş ve gelir azlığı nedeniyle eczacılar mali yönden çok güçsüz duruma düştükleri” gerekçesiyle eczane sayısının sınırlandırılmasını sağlamak amacıyla1879 yılında Dersaadet Eczacı Cemiyeti kurulmuştu. Bu çabalar Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında da devam etmiş ve nihayet “Eczacıları ve eczaneleri mali bakımdan kuvvetlendirmek ve halk sağlığına yardım eden kurumlar haline getirmek.” gerekçesiyle 1927 yılında 964 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun çıkartılmış ve eczane sayısı yeniden sınırlandırılmıştı.

Böylece 66 sene serbest eczane uygulaması devam etmişti.

964 sayılı Kanun’un 1928 yılında uygulanmaya başlaması oldukça sancılı olmuş ve birçok eczane kapatılmış veya yeri değiştirilmişti. Kapatılan eczanelerin “eczacılık diploması bulunmayan veya azınlıkların işlettiği eczaneler” olduğu gibi bir savunma yapılsa da haksızlık ve yanlışlıkların yapıldığı gazetelerde yazılmış ve broşürler ile TBMM’ye başvurulmuştu.

 

http://www.simurg.com.tr/upload/products/104825.jpg

Veziroğlu Ömer Aziz, Mağdur Eczacıların İstirhamı,

İstanbul, Numune Matbaası, 1928.

3- 1950’de eczane sınırlamasını kaldırmak amacıyla kurulan Türkiye Eczacıları Yardımlaşma Derneği sınırlamayı kaldıran 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun’un 1953 yılında çıkartılmasını sağlamakla artık ödevinin bittiğine inanmış ve kendi kendini feshetmişti.

Eczanelere sınırlama getiren ikinci Kanun 26 yıl yürürlükte kalmıştı.

4- Sınırlama hükmünün kaldırılmasına karşı olanların oluşturduğu Türkiye Eczacıları Cemiyeti, 1956 yılında TEB’e dönüşmüş ve eczane sınırlamasının tekrar getirilmesi hedefini devam ettirmişti. 1995’de Mehmet Domaç’ın TEB Başkanı olması ile birlikte eczane sınırlaması konusu yeniden gündeme gelmişti. Mehmet Domaç başkanlığının her döneminde girişimlerde bulunmuşsa da ancak 17 Mayıs 2012 tarihinde sınırlamayı içeren kanun değişikliği gerçekleşti. Yeni kanunla ilçe düzeyinde 3500 kişiye bir eczane olacak şekilde eczane sınırlaması getirilirken 1927 yılında yapılan hata yapılmayarak halen eczacı olanlar ile eczacılık fakültelerinde okuyan veya yılsonuna kadar okuma hakkını kazanacak olanların kısıtlamadan etkilenmemeleri hükme bağlandı ve birer sefer olmak üzere eczane açma, nakil ve devir hakkı verildi.

Böylece 59 sene ikinci serbest eczane açma dönemi devam etti.

Şimdilik herkes halinden memnun görülüyor. Aslında ben durumu “Belediye Otobüsü Sendromu” olarak görüyorum. Talebe iken derslerde birçok sendromu öğrendiğim dönemde İstanbul’da belediye otobüsü duraklarındaki gözlemlerim sonucu benim icat ettiğim bir sendrom bu. Durakta otobüse binmek için bekleyen çok sayıda vatandaş varken içi kalabalık bir otobüs durağa yaklaşırdı. Durakta bekleyenler hep bir ağızdan otobüsün içindekilere “İlerleyin beyler, otobüsün arka tarafı bomboş.” diye bağırırlardı. Bu vatandaşlardan biri otobüse adımını atar atmaz, aşağıda otobüse binmek için mücadele edenlere dönüp “Beyler, otobüs dolu zaten, zorlamayın, sırtımıza mı çıkacaksınız.” demeye başlardı. Ben eczacıların durumunu otobüste olan eczacılar olarak tanımlıyorum.

Eczacılar zafer sarhoşluğu içindeler. Bir süre de belki kimseden ses çıkmayacak. Ama tarih tekerrür edecek ve önce ufaktan itirazlar duyulmaya başlayacak. Öncelikle 2012 yılından sonra eczacılık fakültelerinde okumaya hak kazananlar “Biz neden eczane açamıyoruz?” demeye başlayacaklar. Zaman ilerledikçe itirazlar daha belirginleşecek ve belki de sınırlamayı kaldırmayı amaçlayan dernekler kurulmaya başlayacak.

Bu arada benim bu köşeden ve başka vasıtalarla yaptığım uyarılarım dikkate alınmadığı için İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerdeki eczacılar bir süre sonra ilçeler arası nakil problemleri yaşamaya başlayacaklar. İsterseniz İstanbul’dan bir örnek vereyim. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, üç ilçenin (Bağcılar, Esenler ve Güngören) kesiştiği noktadadır. Buradaki bir eczacı çeşitli sebeplerle eczanesini karşı sokağa nakletmek istese ilçe değiştiği için sınırlama ile karşı karşıya kalacaktır. Hemen denilebilir ki; bir defa nakil hakkı var zaten. Doğrudur ama ya nakil hakkını kullandıktan sonra durumda değişme olursa ne olacak? Üstelik Aile Hekimliği sistemi dolayısıyla mekan değişimleri kolaylaştığından eczane yeri değişimleri de sıklıkla yaşanabilmektedir. Hatta bu durum eczacıları etik dışı ilişkilere zorlayabilecektir.

İlk sınırlama 30, ikinci sınırlama 26 yıl yürürlükte kalabilmişti. Bakalım bu sınırlama kaç yıl yürürlükte kalacak?

Bir başka önemli husus da sınırlama hükmüyle birlikte eczacılık fakültelerinin puanlarında ciddi düşüşler yaşanacağı ve mesleği tercih edenlerin daha az başarılı öğrenciler olacağı gerçeğidir. Bu da mesleğin geleceğini olumsuz etkileyebilecektir.

Şimdi sorumuzu tekrarlayalım. Acaba gedik hangi surda açıldı?

………………………………………………………………………………..

 

Not: 6-8 Haziran 2012 tarihlerinde İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde 10. Türk Eczacılık Tarihi Toplantısı gerçekleştirilecek. Toplantı çerçevesinde 8 Haziran Cuma günü 15.00-15.50 saatleri arasında yapılacak olan ve Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Oğul Araman hocamızın yöneteceği oturumda benim tarafımdan “Eczacılık Tarihimizde Eczane Sayısının Sınırlandırılması Meselesinde Üç Dönem: 1927, 1953, 2012” ve Prof. Dr. Ekrem Sezik hocamız tarafından da “Eczanelerin Sayı ve Dağılımı Hakkında Tarihi Bir Araştırma” başlıklı sunumlar yapılacaktır. İlgilenenler için toplantı programı ektedir.

 

Link: http://kognozi.blogspot.com/2012/05/10-eczaclk-tarihi-toplants.html

İVEK © 2016   /   Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
0212 4106040 bilgi@ivek.org.tr

Merkez Mahallesi Esenler Cd. 5/1 Sk.
No: 10/110 Bağcılar/İSTANBUL

Web Tasarım & Yazılım | INVIVA