Ramazan ve Bağımlılık (Davulcu İdris Örneği)

Dr. Mahmut Tokaç
{{ '2013-07-22 02:05:00' | moment2 }}
Yazarın
Diğer
Yazıları
İçin
Tıklayın

24 TV’de iftar programına katılan Yeşilay Başkanı Prof. Dr. İhsan KARAMAN hocamızın Ramazan ayı başladığında alkol kullanımına bir ay ara veren alkol bağımlılarından bahsetmesi ile çocukluğumun bir hatırası hafızamda canlandı.

 

Ünye’de Ramazan topunu atmakla görevli olan ve bayramlarda da davulu ile güzel maniler söyleyerek evlerden bahşiş toplayan, oturduğumuz mahalleden komşumuz Davulcu İdris (nâm-ı diğer Topçu) alkol müptelası bir amcamız var idi. Çocukluk yıllarımızda mahallemizin yenilenen kanalizasyon şebekesi inşaatının çukurlarından çok sefer sızmış halde bulup çıkarmaya uğraştığımız bu tonton amcayı kelimenin tam anlamıyla ayyaş olarak tanırdık.

 

İdris amca Ramazan ayının geldiğini bir önceki gün ikindi namazından hemen sonra attığı üç topla ilan ederdi. Ramazan boyunca sahurda iki top, iftarda da tam ezan saatinde bir top atardı. (Biz çocuk halimizle sahurda imsaktan bir saat kadar önce atılan birinciye kalk topu, tam imsak kesildiğinde atılan ikinciye ise yat topu derdik.) Ramazan Bayramı günü bayram namazından çıktıktan sonra da üç top ile Ramazan ayının bittiğini ilan ederdi.

 

Yılın 11 ayı ayık gezdiğini görmediğimiz Davulcu İdris amca, Ramazan’ın geldiğini ilan ettiği ilk üç topla beraber içkiyi bırakır, Ramazan boyunca tek damla bile ağzına sürmez ve tüm Ramazan boyunca orucunu tutardı. Bayram namazından çıktıktan sonra Ramazan Bayramını ilan ettiği üç topu atarken de içki şişesi yanında hazır bulunur, topu attıktan sonra 11 ay kesintisiz içeceği alkolüne yeniden dönerdi.

 

Ben Davulcu İdris amcanın ne iş yaptığını, nasıl geçindiğini bilmiyordum ama Ramazan ve Kurban Bayramlarında davulunu alıp maniler söyleyerek mahalle mahalle dolaşıp evlerden bahşiş toplamasını çok severdim. Her kapının önünde durur, o evin sahibini tanıdığı için manilerinde adını da zikrederek bahşiş isterdi.

 

“Bahçenizde güller olsun,

Dalına bülbüller konsun,

Recai bey bayramın,

Mübarek olsun.”

 

O günlerden hatırımda kalan bir başka manisi de şudur:

 

“Buna bayram ayı derler,

Balınan kaymağı yerler,

Eskiden âdet kurulmuştur,

Topçuya bahşiş verirler.”

 

Bir gün Davulcu İdris amcanın vefat ettiğini duymuştuk. Gerçekten çok sevdiğimiz bu tonton amcamızın ölümü bize bir yakınımız ölmüşçesine üzüntü vermişti. Top atma işini evladı devam etse de o güzel manileri artık duyamaz olmuştuk.

 

Tıp fakültesinde okurken bize öğretilen sigaranın psikolojik, alkolün ise fiziksel bağımlılık yaptığı ve fiziksel bağımlılık yapan maddelerin kesilmesinin “yoksunluk sendromu” oluşturacağı bilgisini öğrendiğimde, bilimin her şeyi bildiğini sanıp, Davulcu İdris amcanın nasıl yoksunluk sendromuna girmeden bir ay bırakabildiğine anlam verememiştim.

 

Son zamanlarda Medipol Üniversitesi bünyesinde kurmaya çalıştığım Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Araştırma Merkezi dolayısıyla sıkça karşılaştığım holistik (bütüncül) yaklaşım kavramlarından sonra insan vücudunun sadece bir makineden ibaret olmadığını, duygu, düşünce ve inanç sistemlerinin vücudun işleyişi üzerinde fiziksel ve kimyasal  etkiler kadar, hatta onlardan daha fazla etkili olduğunu, bunların harekete geçirilmesiyle vücutta birçok hastalığın iyileşebildiğini öğrenince Davulcu İdris amcanın nasıl yoksunluk sendromuna girmeden alkolü bir ay süreyle bırakabildiğini anlamaya başladım.

 

Halen Ünye’de top atılma âdeti devam ediyor sanıyorum ama o güzel manileri söyleyecek bir başka Davulcu İdris olmayacak. Ama benim için Davulcu İdris amca, inancın gücünün ne kadar önemli olduğunu anlamama sebep olan bir güzel insan olarak hafızamda yer alacak.

Allah rahmet eylesin.

 

İVEK İftarına Ait Birkaç Not

 

Geçen akşam İVEK iftarında, Onursal Başkanımız Sabahattin Aydın hocamızın tabiriyle “eczacı dostlarımız ve eczacı dostları” ile birlikte idik. Nezih bir topluluğun olduğu iftardan önce moderatörlüğünü yaptığım ve TİTCK Başkanı Saim Kerman ile SGK Başkan Yardımcısı Mustafa Kuruca’nın konuşmacı olduğu panelde “Eczacılığa İlişkin Son Gelişmeler”i konuştuk.

 

Özellikle merak edilen konulardan “Torba Kanun” meselesinde Saim bey önemli açıklamalarda bulunurken Mustafa bey de eczacıları umutlandıracak şeyler söyledi. Bu arada ben de torbada yer alan ve kastedilen o olmasa da o anlama gelebilecek ifadelerle eczaneler arası takası yasaklayan ve aldığı depo kapanırsa ilacı hiçbir yere iade edememe durumunu oluşturan maddelerin revize edilmesi için zamana karşı verdiğimiz mücadeleye destek olan başta Malatya Milletvekili Öznur Çalık olmak üzere, TİTCK Başkanı Saim Kerman’a, TEB Genel Sekreteri Harun Kızılay’a, Ecz. Kamil Güdük’e teşekkürlerimi ilettim.

 

Bu vesile ile kısaca not etmemiz gerekirse; her ne kadar bu yasama dönemine yetişmediğinden önümüzdeki döneme kalsa da, Torba Kanun’da takası yasaklayan bir hüküm olmayacak ve mücbir sebepler olduğunda ilaç alındığı depodan başka depoya iade edilebilecek. Ancak eczacıların internet sitesi açmasını yasaklayan hükmü maalesef düzelttirememiştik. Belki yasanın önümüzdeki döneme kalması bu açıdan faydalı olur da tarafları ikna edebilirsek, ilaç satışı ve reklam yapılmamak kaydıyla eczanelerin internet sitesi açabilmelerini sağlayacak değişikliği de gerçekleştirebiliriz.

Hayırlı Ramazanlar.

İVEK © 2016   /   Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
0212 4106040 bilgi@ivek.org.tr

Merkez Mahallesi Esenler Cd. 5/1 Sk.
No: 10/110 Bağcılar/İSTANBUL

Web Tasarım & Yazılım | INVIVA