22 Şubat 2012 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MORFİN
17 Ekim 2011 Pazartesi 12:47

MORFİN

Farmasötik Kimya’nın ilk dersinden itibaren akıllardan çıkmayan bir alkaloittir morfin. İlk prototiplerdendir, afyondan elde edilmiştir. 1925’te yapısı aydınlatılmış fakat sentezi 1952’de yapılabilmiştir.

Afyonun içeriğinin %10- 12sini oluşturur. Morfinin asetilasyonu ile diasetil morfin diğer bir ismiyle ‘eroin’  fon al grubunun metilasyonu ile de ‘kodein’ elde edilir. Yapısında bir fenol bir de alkol hidroksili ve tersiyer amin bulundurur. Renksiz kristal haldedir. Morfin, merkezi sinir sistemindeki nöronlarda endojen opioid peptidlerin etkilediği opiyat reseptörlerini aktive etmektedir. Böylece endojen opioid peptidlerin etkilerini taklit ederek farmakolojik etkilerini oluşturur. Morfinin merkezi sinir sistemi üzerinden gerçekleştirdiği en önemli etkisi analjezidir. Eczacılıkta klorhidratı veya sülfatı halinde ağrı dindirici olarak kullanılır. Genellikle %1'lik çözeltisi halinde kullanılır. Cilt altına 10–20 mg enjekte edildiğinde ağrıduygusunu hemen kaldırır. Morfin ağızdan alınırsa etkisi tam olmaz. Çünkümide ve barsakta tam absorbe olmaz.  Bilinen ilk narkotik analjeziklerdendir. Narkotik etkisi istenmeyen bir yan etkidir.   Uzun süreli kullanımda fiziksel bağımlılık, psişik bağımlılık ve tolerans gelişir. Uzun süreli kullandıktan sonra ilacın aniden kesilmesi yoksunluk sendromuna neden olur. Yaşlı hastalarda, hepatik ve/veya renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, hipotiroidizmde veya surrenal yetmezlikte, şokta, uretroprostatik hastalık nedeniyle üriner retansiyon riski olan hastalarda dikkatle kullanılmalı, gerekirse dozaj azaltılmalıdır. Morfin, plasenta bariyerini hızla aşar. Doğumun 2. safhasında veya prematüre doğumlarda, yenidoğan infantta sekonder respiratuvar depresyon riskinden dolayı kullanılmamalıdır.

Bu grup ilaçlar, solunum sistemi depresyonu astımlı hastalarda uygulanmamalıdır. İlaç bağımlılığı olan veya bu yönde eğilimi olan kişilerde uygulanmaz. Etken maddeye ve diğer narkotik analjeziklere aşırı duyarlılığı olduğu bilinen vakalarda kontrendikedir. Prostat büyümelerinde kullanılmaz, mesane duvarı yırtılmalarına sebep olabilir. Epilepsilerde, kafa içi basıncının yüksek olduğu durumlarda, böbrek üstü bezi disfonksiyonlarında kullanılmamalıdır. Bunun yanı sıra alkol veya diğer santral sinir sistemi depresanı özelliklere sahip ilaçlarla birlikte uygulama bu depresan etkisinin şiddetlenmesine yol açar.

 Akut karaciğer yetmezliği veya karaciğerde işlev kaybıyla birlikte olan vakalarda, hamilelerde, emzirenlerde, bebeklerde ve operasyon öncesi yatıştırıcısı olarak uygulanmaz. Nedeni bilinmeyen akut abdominal hastalık tablosu, kranial travma ve intrakraniyal basınç artışı, konvülzif durumlar, akut alkolik intoksikasyon ve delirium tremens, 30 aylıktan küçük çocuklar ve MAO inhibitörleriyle tedavi durumlarında kontrendikedir. MAO inhibitörleriyle tedaviye ara verdikten sonra en az 15 gün içinde narkotik analjezikler kullanılmamalıdır

Doz aşımı tedavisinde opiyat reseptör antagonisti nalokson kullanılır.

 

                                                           ÜLKÜ ALKO

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.