Ecz. Hüseyin Kenan AKTAN


Sağlıkta Köklü Değişiklikler, KHK Üzerine...
22 Aralık 2011 Perşembe 12:52
bilgi@ivek.org.tr
SAĞLIK MESLEKLERİ KURULU
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri hakkında 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, bilindiği üzere, 2 Kasım 2011 tarihli resmi gazetenin mükerrer sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu kanun ile reform seviyesinde ciddi düzenlemeler yapılmıştır. Daha önce teşkilat kanununda olmayan bazı hususlar, yeni olarak, işbu KHK ile hayatımıza girmiş bulunmaktadır. Bunlardan birisi Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihazlar Kurumu, bir diğeri Türkiye Halk Sağlık Kurumu, bir başkası Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumudur.
663 Sayılı KHK ile getirilen önemli düzenlemelerden ve yeniliklerden birisi de, 23. madde ile düzenlenmiş bulunan Sağlık meslekleri Kurulu ve yine 24. madde ile getirilen Uzlaştırma Prosedürüdür. Reform niteliğinde olan bu iki düzenleme hakkında bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Son zamanlarda Türkiye’nin Avrupa Birliği standardını yakalaması anlamında Mesleki Yeterlilik Kurumu kurulmuş ve kurum faaliyetlerine başlamıştı. Bu kurum, meslekleri tespit etmekte, her mesleğin tanımlamasını yapmakta, her mesleği icra edeceklerin niteliklerini, eğitim seviyelerini düzenlemekte ve tavsiye etmekte idi. Bu kurum, ciddi çalışmalar yapmaktadır. Buna ilave olarak ve önemine binaen, sağlık alanının günümüz dünyasında, eskisine nazaran daha çok önem kazanması da dikkate alındığında, sağlık alanındaki mesleklerin yeniden belirlenmesi, yapılandırılması ve düzenlenmesi konusunda, işbu KHK ile yeni bir düzenleme yapılmıştır.
KHK’nin 23. maddesi ile bu belirlemeyi yapmak üzere, Sağlık meslekleri Kurulu oluşturulmuştur. Kurulun kimlerden oluşacağı sayma yöntemi ile 23. madde de belirlenmiştir. Buna göre, Sağlık Meslekleri Kurulu (SMK) şu kişilerden oluşacaktır.
Müsteşar veya Müsteşar tarafından görevlendirilecek bir yardımcısı
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü veya Genel Müdürlük tarafından görevlendirilecek temsilcisi
1. Hukuk Müşaviri veya Müşavir tarafından görevlendirilecek hukuk müşaviri
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı veya Başkan tarafından görevlendirilecek kişi
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı veya Başkan tarafından görevlendirilecek kişi
Milli Eğitim Bakanlığı temsilcisi
Mesleki Yeterlilik Kurumu temsilcisi
Kanunla Kurulan Sağlık meslekleri birliklerinden birer üye
Burada hemen ifade edelim ki, Türk eczacıları birliği kanunla kurulmuş mesleki birliktir. Dolayısı ile TEB de, Sağlık Meslekleri Kuruluna 1 üye gönderme hakkına sahiptir.
Şu kadar ki, bu üye, sadece eczacıların sorunları görüşülür iken ve ya eczacılık ile ilgili bir karar alınır iken toplantılara katılacak ve oy kullanabilecektir.
Bunun gibi Türk Tabipleri Birliği de kanunla kurulmuş bir meslek birliği olduğu için onlarda bu kurula 1 üye gönderebileceklerdir. Tabidir ki, TTB üyesi de, sadece tabipler ile ilgili bir konu görüşülür iken toplantıya katılacak ve oy kullanacaktır.
Sağlık alanında kurulmuş bulunan diğer meslek birlikleri de her bir mesleki birlik olarak 1 üye ile kurula iştirak edecek ve sadece kendi dalları ile ilgili konularda oy kullanabilecektir.
Böylece; katılımcılık sağlanmış, her üye kendi alanında söz sahibi olmuş ve oy kullanmak suretiyle kararlara iştirak etmektedir. Kendi alanı dışındaki konularda ise, toplantılara katılmamakta ve oy kullanmamaktadır.
Sağlık Meslekleri Kurulunun 7 sabit üyesi bulunmakta ve ayrıca her meslek alanına göre kanunla kurulmuş mesleki birlik temsilcisi ile üye sayısı 8’e çıkmaktadır.
Yine aynı madde üyelerin görev süresinin 2 yıl olduğunu ve 2 toplantıya katılmayan üyenin üyeliğinin düşeceğini haklı olarak düzenlemiştir. Bu suretle, kurulun sağlıklı işlemesinin önü açılmıştır. Kurula üye göndermeyen birliğin üye gönderme hakkı da düşmektedir. Bu hüküm ile de istismarın ve kurulu işlevsizleştirilmesinin önüne geçilmek istenmiştir.
SMK’ ya, müsteşar veya görevlendireceği müsteşar yardımcısı başkanlık edecek olup, çoğunluk ile toplanabilecek ve toplananların çoğunluğu ile de karar alabilecektir.
KHK kararnamenin 23. maddesi ile Sağlık meslekleri Kuruluna şu görevler verilmiştir:
Yeni bir sağlık mesleği veya dalının oluşturulmasında görüş bildirmek
Sağlık mesleklerinin eğitim müfredatı hakkında görüş bildirmek
Sağlık mesleklerinin etik ilkelerini belirlemek
Sağlık mesleği mensuplarının mesleki yeterliliğini belirlemek
Sağlık Mesleği mensuplarının etik ilkeleri konusunda eğitimi almasını temin etmek
Sağlık mesleki Mensuplarının hasta hakları konusunda eğitim almalarını temin etmek
Sağlık Mesleği mensuplarının sağlık engeli sebebiyle mesleği icra edip edemeyecekleri konusunda karar vermek
Meslekten geçici veya sürekli menine dair, sağlık meslek mensupları hakkında karar vermek.
Görüldüğü gibi, işbu KHK ile insan sağlığı ön plana alınmıştır. Sağlık mesleği mensuplarının, hastalara insanca muamele yapması konusunda zorlayıcı hükümler getirmiştir. Bu konuda sağlık meslek mensubunun öncelikle eğitilmesi sağlanacaktır. Bu eğitimlerde başarısız olanlar ve imtihanları kazanamayanlar mesleklerine devam edemeyeceklerdir.
Avrupa Birliği standartlarından olan, hastaya insanca muamele öne çıkarılmıştır. Bu konuda eğitim veren düzenleme ilk defa bu KHK ile hayatımıza girmiş bulunmaktadır. Hastaya bu konuda şikâyet hakkı getirilmiş ve şikâyete konu olan sağlık mesleği mensubu imtihana tabi tutularak yeterlilik almasının önü açılmıştır.
Ayrıca, denetimler sonucunda, mesleğinde yetersizliği görülenler için de, meslek içi, mesleki yeterlilik seminerleri düzenlemesine yer verilmiş ve burada başarılı olanların mesleklerine devam etmesi imkânı getirilmiştir. Böylece, sağlık mesleği mensuplarının gelişen dünyayı ve tıbbi gelişmeleri takip zorunluluğu getirilmiştir. Bilgili, etik değerlere riayet eden, hasta haklarına saygılı, medeni ve münevver bir sağlık meslek mensupları topluluğunun sürekli kılınması esas alınmıştır.
KHK’nin 23. maddesi ile getirilen bir diğer düzenleme de, sağlık meslekleri mensuplarının görevlerini ifa ederken özensiz davranışları sebebiyle kişilerin özürlü kalmasına veya ölmesine sebebiyet verilmesi halinde, mahkeme kararlarını beklemeden, bu kurulun inceleme yapması ve karar almasının önü açılmıştır. Buna göre, hastanın hafif özürlü olması halinde, sağlık mesleği mensubunun, 3 aydan 1 yıla kadar; ağır derecede özürlü olması veya ölüme sebebiyet verilmesi halinde ise, 1 yıldan 3 yıla kadar meslekten men edilmesine karar verilme imkânı getirilmiştir.
Bu fiilin 5 yıl içinde tekrarı halinde ise sürekli meslekten men cezası verilmesinin önü açılmıştır. Böylece, sağlık mesleği mensuplarının, mesleklerini gerekli ciddiyetle yapması en ağır derece düzenlenmiştir.
Burada, eczacılık mesleği açısından önemli olan husus şudur. Eczacılar reçete ile bağlı kalarak ilaç vermeye azami özen göstereceklerdir. Yanlış ilaç vererek, hastanın sakatlanması veya ölmesine sebebiyet verilmesi halinde, artık, eczacılarda meslekten men edilebilecektir. Bu men cezasını Sağlık meslekleri Kurulu verecektir. Hatta öyle ki, eczacının kendi kanunu ve yönetmeliklerindeki düzenlemeye, SMS kurulunun düzenlemesi karşısında, SMK’ nunun düzenlemesine üstünlük verilmiştir. Böylece, sağlık mesleklerine mensup bir eczacı veya doktor veya diğer yasayla kurulmuş odaya bağlı sağlık meslek mensubunun sübjektif karar verme ihtimali de ortadan kaldırılmıştır.
Hekimlerin ilaçları reçetelendirirken azami dikkat göstermeleri eczacılarında bu ilaçları hastaya verirken çok dikkat etmeleri sorumlulukların paylaşılmasıyla da olası yanlışlıkların, ilaç ve reçete hatalarının minimize edilmesi veya ortadan kaldırılması düşünülmüştür. Yukarıda belirtilen sebeplerden birisiyle sağlık mesleğinden men edilen kişiler, başka alanlarda istihdam edilecek ve böylece sağlık mesleği mensubunun iş güvencesi de temin edilmiş olacaktır.
Eczacılık gibi serbest olarak sağlık mesleğini icra edenler açısından burada bir düzenleme eksikliği olmuştur. Bunlar içinde, meslekten sürekli olarak men edilecek eczacıların da, bir devlet kurumunda istihdam edilmesi imkânının getirilmesini tavsiye etmekteyiz. Zira buradaki men sebebi ihmalden kaynaklanan sebeplerdir. Kasıttan olduğu zaman, zaten hiçbir talep de bulunmaya, eczacılar dâhil hiçbir sağlık meslek mensubunun hakkı olmayacaktır.
Sağlık mesleki mensuplarının kendi aralarındaki ihtilaflar veya hastalar ile sağlık meslek mensubu arasındaki çıkacak ihtilaflar bilindiği üzere, aşağıdaki davalara konu olabilmektedir.
Hasta tarafından Savcılığa suç duyurusunda bulunulmakta ve kasten veya ihmalden, ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermek suçlarından dolayı görevi ihmal veya suiistimalden dolayı sağlık meslek mensubunun cezalandırılması istenmektedir. Savcılık makamı, soruşturmadan sonra gerekli görür ise kovuşturma kararı vermekte ve ağır ceza mahkemelerinde veya Asliye Ceza Mahkemelerinde sağlık meslek mensubu sanık olarak yargılanmaktadır.
Hasta veya yakınları tarafından maddi tazminat davası açılmakta ve özellikle destekten yoksun kalma tazminatı istenmektedir.
Hasta veya yakınları tarafından manevi tazminat davası açılmaktadır.
Sağlık meslek mensubu hakkında disiplin soruşturması yapılmaktadır.
ŞİMDİ, sağlık meslek mensubu hakkında, SMK tarafından da soruşturma yürütülebilecektir.
Kamu makamlarının şikâyeti üzerine, eczacı, diğer sağlık mensupları veya ilgililer hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık gibi suçlamalar ile suç duyurusunda bulunulmakta ve bunun davaları olabilmektedir.
Kamu makamlarının aldığı kararlara karşı, iptal davaları açılabilmektedir.
Sözleşmelerin iptali aleyhine davalar veya tazminat davaları açılabilmektedir.
Rücu davaları olabilmektedir.
Görüldüğü üzere, çok sayıda davalara sağlık meslek mensubunun ve dolayısı ile eczacının da muhatap olabilmesi mümkündür. Bu ihtilaf yumağının azaltılması ve süresinin kısaltılması anlamında 663 sayılı KHK’nin 24. maddesi ile uzlaşma imkânı getirilmiştir. Buna göre; tazminat talebinde bulunanın temsilcisi, meslek mensubu, zorunlu sigorta şirketi temsilcisi, bakanlık tarafından uzlaşmaya davet edilmektedir. Gerekir ise Yüksek sağlık Şurasından kurul raporu alınmaktadır. Bilirkişi raporu alınmaktadır. 3 Ay içinde bu bir nevi hakem uygulamasının uzlaşma yolu ile bitirilmesi hedeflenmiştir. Uzlaşmaya varıldığı takdirde ise, bunun mahkeme ilamı gibi sonuç doğuracağı da KHK ile kabul edilmiştir.
Böylece; sağlık meslek mensubunun ömrünü mahkemelerde geçirmesinin önüne geçilmek istenmiş, hak sahibinin de hakkına bir an önce kavuşması amaçlanmıştır. Geciken adaletin adalet olmadığı ilkesinden hareket ile böyle bir düzenleme yapılmıştır. Bunun bir sonucu da mahkemelerin iş yükünün hafiflemesi sağlayacağı katkıdır. Öte yandan, sağlık alanı tümü ile teknik bir alan olduğundan, hakkaniyete uygun bir karar verilebilmesi için, Yüksek Sağlık Şurası dâhil, ehil kimselerin rol oynamasına imkân tanınmıştır.
Sağlık Meslekleri Kurulu, bütün sağlık mesleklerini kucaklayacak olması açısından bir imkândır. Bu imkânın iyi değerlendirilmesi esastır. Bu kurulun, görevlerini icra ederken şu hususlara riayet etmesi sosyal barışın temini ve uygulamaların sağlıklı olabilmesi açısından da çok önemlidir.
Bu kurul, ilgili sağlık mesleği hakkında karar verir iken, o sağlık alanındaki sivil kitle örgütleri ile mutlaka istişare etmelidir. Sivil Toplum kuruluşlarını azami derecede dikkate almalıdır. Onları onore etmelidir. Onlardan bilgileri almalı ve bakanlık projelerine uyanlarından mutlaka istifade etmelidir.
Bu kurul, kanunla kurulmuş mesleki birlikler ile uyum içinde çalışmalıdır. Onları yok saymamalıdır. Mesleki birliklerde, bu bakanlığın etkin olduğu bir kuruldur, şu iktidardır: bu iktidardır demeden, ideolojik olarak değil, mesleki gelişmişlik ve insan unsuru temelli olarak bu kurul ile uyumlu çalışma içinde olmalıdır. Bu arzuyu da daima ifade etmelidir.
Bu kurul, asla tam araştırma ve tetkikat yapmadan karar vermemelidir. Acele verilen kararlar hatalı olmak ihtimalini bünyesinde barındırır. Gerekli araştırmaları, yeterli incelemeleri ve meşverete riayet ilkelerini dikkate alarak karar vermelidir.
Bu kurul kararlı olmalıdır. Mutlaka KHK de verilen yetkileri kullanmalı ve hatta geliştirmelidir.
Kurul, istikrarlı olmalıdır.
Kurul umutları karşılamalıdır.
Kurul, meslekler arasında yeknasıklığı sağlamalıdır.
Kurul hastaları korumalı gözetmelidir. Sağlık meslek mensuplarını da, yersiz itham ve iftiralar ile asla mensubunu harcamamalıdır.
Sağlık meslekleri Kurulunu bir reform kurul olarak görüyoruz. Doğru bir kurul olarak görüyoruz. Başarılı olmasını istiyoruz. Bu konuda her türlü pozitif katkıyı vermek istiyoruz.
Elbette her iktidar kendi sağlık projelerini uygulamak ister. Bunu saygıyla karşılıyoruz. Hiçbir iktidarın, halkın aleyhine bir sağlık projesi geliştireceğini düşünmüyoruz. Bunun için, uygulanacak olan sağlık projelerine destek vermeliyiz. Bu anlamda, sağlık meslekleri kuruluna da her türlü desteği vermeliyiz. Sadece eleştiren değil, çözümü de sunan bir anlayışın mensubuyuz. Yanlışları ayyuka çıkaran değil, doğruları takdir eden bir yöntemin savunucusuyuz. İşbu KHK’nin hazırlanmasında emeği geçenlere ayrı-ayrı teşekkür ediyoruz. Sağlık Meslekleri Kurulunun ve getirilen diğer yapıların da, işbu KHK maksatlarına uygun olarak uygulamalarını bekliyor ve başarılar diliyoruz.
Ecz. Hüseyin Kenan AKTAN
İlaç ve Eczacılık Kurumu Derneği (İVEK) Başkanı
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
E-BÜLTEN
ANKET
RÖPORTAJLAR
- Künye
- Ziyaretçi Defteri
- Sitene Ekle
- Sık Kullanılanlara Ekle
- Copyright ©2010 İlaç ve Eczacılık Kurumu Derneği
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim











