24 Kasım 2014 Pazartesi

Uzm. Dr. Yegane Özcan

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yeşil Kahve

07 Ağustos 2013 Çarşamba 13:21

 

yesil-kahvenin-faydalari.jpg

YEŞİL KAHVE…

Malum ramazan ayı bitti. Birçoğumuz bu bir ay boyunca lezzetli iftar sofralarına dayanamayıp mutlaka birkaç kilo almışız. Peki, şimdi bu birkaç kilo fazlalıktan nasıl zahmetsizce kurtulabiliriz?

 

Bu soruya birçok cevap bulunabilir, zayıflamak için onlarca yöntem mevcut ama ben bugün yeşil kahveden bahsetmek istiyorum. Son zamanlarda yeşil kahvenin zayıflatıcı özelliğini sıklıkla duyar olduk. Peki, nedir bu yeşil kahvenin hikmeti…

Yeşil kahve-ham, henüz kavrulmamış kahve çeşididir. Hazırlanışı ve tüketimi ise bildiğimiz siyah kahveden farklı değildir. Önceleri bulunması çok zordu ama son zamanlarda raflardaki yerini almaya başladı.

 

Yeşil kahvedeki antioksidan,vitamin ve amino asit miktarı siyah kahveye kıyasla daha fazla. Ayrıca, ek olarak yüksek ısıda yok olan ve kavrulmuş siyah kahvede bulunmayan klorojenik asit içeriyor. Klorojenik asitin lipoliz özelliği(yağ yakma özelliği)  siyah kahveye kıyasla %47 daha fazla ve bu yeşil kahvenin zayıflatıcı özelliğini açıklıyor. Ama bunun yanı sıra zayıflamak için fiziksel aktiviteyi de göz ardı etmemiz gerekiyor.

 

Yeşil kahvenin içeriğindeki faydalı maddeler sadece zayıflatıcı özelliğe sahip değil, ayrıca beyin aktivitesini de artırıyor. Yeşil kahve hamile kadınlara kontrendike değil ve kafein miktarı daha azdır. Bilindiği gibi kafein miktarı kahvenin kavrulma derecesine bağlı, kahve kavruldukça kafein miktarı artar.

 

Yeşil kahve nasıl hazırlanır ve nasıl tüketilir?

 

İlk önce yeşil kahve çekirdeğini öğütmemiz gerekiyor daha sonra bildiğimiz klasik yöntemle kahve makinesinde veya frenchpress yöntemi ile hazırlanır. Ayrıca klasik Türk kahvesi gibi de pişirilir ( 2 çay kaşığı yeşil kahveye soğuk su ilave edilir kısık ateşte pişirilir ve fazla kaynatmadan ateşten alınır). Yeşil kahvenin kokusu ve tadı siyah kahveden daha farklıdır.

 hhhhhhhhhhhhhhhhhhh.jpg

 

Kahve demişken sizlerle kavanoz ve iki fincan kahvenin hikâyesini paylaşmak istedim, eminim bunu okumak size iyi gelecek. İşte kavanoz ve iki fincan kahvenin hikâyesi;
Ne zaman; hayatınızda bazı şeyler çekilmez hale gelirse,
Ne zaman; yirmi dört saat kısa gelmeye başlarsa,
O zaman; kavanoz ve iki fincan kahveyi hatırlayınız…
Bir gün bir felsefe profesörü, elinde bazı malzemelerle derse gelir. Ders başladığında; hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe kavanozunu alır. Sonrada kavanozu ağzına kadar tenis topları ile doldurur. Ardından öğrencilerine kavanozun dolup dolmadığını sorar…
Bütün öğrenciler hep bir ağızdan dolduğunu söylerler.
Bunun üzerine; profesör önündeki kutulardan birinden aldığı çakıl taşlarını, kavanoza döker. Çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurmaya başlar. Profesör yeniden kavanozun dolup dolmadığını sorar.
Öğrenciler yine hep birlikte; ‘evet doldu’ derler.
Profesör bu defa da, masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Profesör yine aynı soruyu sorar. Öğrenciler de yine koro halinde ‘evet doldu’ derler.
Profesör bu kez ise masanın altında hazır bekleyen iki fincan kahveyi alır. Başlar kahveyi kavanozun içine dökmeye. Bu kez de kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Bunun üzerine öğrenciler gülmeye başlar… Ardından profesör öğrencilerine nasihat etmeye başlar;
Bu kavanoz sizin hayatınızdır.
Tenis topları; Hayatınızdaki önemli şeylerdir. Yani aileniz, çocuklarınız, sağlığınız, arkadaşlarınız gibi. Diğer şeyleri kaybetseniz de, bunlar hayatınızı doldurmaya yeter.
Çakıl taşları ise; Sizin için daha az önemli olan diğer şeylerdir. Yani işiniz, eviniz, arabanız gibi.
Kum ise; diğer ufak tefek şeylerdir. Şayet kavanoza önce kum doldurursanız; Çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına yeterli yer kalmaz.
Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi; ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz; Bu defa da önemli şeyler için vakit kalmayacaktır. Dikkatinizi mutluluğunuz için önemli olan şeylere çevirin.

Çocuklarınızla oynayın.
Sağlığınıza dikkat edin.
Sevdiklerinizle yemeğe çıkın.
Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın.
Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin.
Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin.
Gerisi hep kumdur…
Bu arada bir öğrenci merakla şu soruyu sorar; ‘Hocam peki, o iki fincan kahve nedir?’ Profesör gülerek cevaplar; ‘Bu soruyu bekliyordum. Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun; Her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan kahve içecek kadar yer vardır…”

 

Afiyet olsun……

Bu yazı toplam 77503 defa okunmuştur.
YORUMLAR
yeşil kahve
dilek sürmeli
ben şimdi aldım yeni gelmiş kahvecimiz var kilosunu 30a saydı denemek için 200gr kadarv aldım bilmiyorum tadı nasıl artık deneyeceğim brazdan
20 Şubat 2014 Perşembe 14:51
94.123.170.217
Yesil kahve
Zehra
Arkadaslar yesil kahveyi google dan arayin altarnetifler cikiyor ordan secin alin bende aldim basliycam bugun insallah faydasi olur
07 Şubat 2014 Cuma 18:59
87.208.161.33
nereden bulabilirim?
eda
Ankara\'da bildiğiniz güvenilir yani gerçekten kavrulmamış yeşil kahve satan bir aktar var mı ? Varsa adresini verebilir misiniz?
04 Şubat 2014 Salı 20:08
94.54.19.109
E-BÜLTEN
RÖPORTAJLAR