SAĞLIKTA TEKNOLOJİ
Çok korkutmaya başladı. Biz geri kalalım diye mi korkutuyorlar, biz bulaşmayalım da onlar hızla bu konuda aşama kaydetsinler, yoksa gerçekten insanoğlu korkunç bir sona doğru mu gidiyor?
Yapay zeka son zamanlarda o kadar çok konuşuluyor ki gerçekle, bizi inandırmaya çalıştıkları yalan dolan bilgileri ayırt edemez olduk.
Çok hızlı bir şekilde hayatımıza giren yapay zeka, artık neredeyse herkes tarafından kullanılıyor.
Giyilebilir teknolojiler, otomobillerin yaşam alanı hâline gelmesi (artık herkes arabasında yaşayacak. Ev sahibi olmak için uğraşmayacak, evlilik nedir bilmeyecek. Nüfus artışı yerinde sayacak), cep telefonlarımızın yapamadığı iş kalmadı gibi, doktora da, eczaneye de gidilmeyecek. Köşeyi dönünce bir kioskta her türlü ihtiyacını giderebilecek.
Yapay zeka ile müziğini besteleyenler, doktora gitmeden yapay zeka ile teşhis yapmaya kalkanlar, müvekkilinin davalarını yapay zeka ile toparlayanlar, tasarımlarını yapay zekaya yaptıran meslek grupları, çok fazla paraya mal olduğu için yapay zekaya başvuran ilaç imalatçıları, saymakla bitecek gibi değil…
İnsanoğlu başlangıcı çok kolay yapabildiği için hayatının her evresine bu yapay zekayı sokuyor, sokmaya da devam edecek gibi.
Bütün bunlar ürkütücü gibi değil mi? Yaşam şeklimizi ve alışkanlıklarımızı değiştiren bir dönemi yaşamaya başladık. Şimdiden Ay'da ve uzayda yer kapma kavgaları başladı. Dünyadan çıkarılan madenlerin bir gün biteceği varsayımıyla Dünya dışındaki kaynakları ele geçirmeye çalışanlar var.
Yaptığımız ve yapmaya çalıştıklarımızı bir gözden geçirelim. İhtiyarlamak, kelime anlamı ile tedbir sahibi olmak demektir. Bir şeyi vücuda getirmeden önce enine boyuna düşünür, olası ihtimalleri göz önünde bulundururduk. Şimdilerde yapay zekânın yanlış bilgileri doğru bilgiler gibi yükleyip doğru olmayan kararlar almasını sağlıyorlar. Mesela, düşman olarak göstermek istediği, kendi hâlinde bir takım hedefler, yanlışlarla dolu bir tezin doğru kabul edilmesi, insanı öldürebilecek bir ilacın çok çabuk iyileştirebileceği, yanlış bilgileri yükleyen tarafların vicdanına kalmış bir iştir. Oysa bunun da ahlaki sınırları olmalıdır. Bu sınırlara kimler, niçin uyacak, kimler tarafından bu sınırlar konacak ve korunacak, ahlaki değerler neler olacak, sadece güçlü olanın mı borusu ötecek?
İhtiyari bir takım tedbirlerle bazı ihtiyaçlarımızı karşılarken yavaş davranırız. Birileri insanın bu yönünü bildiği için mi biraz yavaşlayalım diyor, yoksa kendileri yapay zekâ konusunda öne geçmek istediği için mi? Doğrusunu henüz bilmiyoruz ama bildiğim ve büyüklerimden kalan mirasa göre tedbiri elden bırakmamak lazım. Bir grup bilim adamı yapay zeka çalışmalarını hızlandırmaya çalışacak, bir grup bilim adamı da bunun oluşturabileceği olumsuz sonuçlar üzerinde çalışacaklar. Yani biri nalına, diğeri de mıhına vuracak. Böylece fazlaca zaman kaybetmeden olası bozuklukları önceden fark etmemizi sağlayabilirler. Böylece biz de ülke olarak bu yarışın gerisinde kalmayız.
Sağlıkta teknoloji, yapay zeka ile başını almış gidiyor. Çok yakında eczanelerin yerini teknolojik ünitelerin alması mümkündür. Açgözlü bir sermaye var ve bunlar para kazanmanın önünde hiçbir engel görmedikleri gibi mübah da sayıyorlar. İşin içine hukuki yaptırımlar girmedikçe ve bu işin ahlaki kriterleri belirlenmediği sürece devam edeceğe benziyor. Çok yakında, çok hızlı düşünen ve yol alan bu yapay zeka, az sayıda iş imkânı yaratarak çok sayıda insanın işsiz kalmasını sağlayacak, bir müddet sonra mutlu azınlığın hizmetine devam edecektir. Tabii, yapay zeka kendi öğrenir ve kendi doğrularını uygulamaya başlarsa orasını bilemem.
Umarım korkularımız boşunadır ve içinde insan danışmanlığı, bilgi ve birikimi, her şeyden önemlisi ihtiyari tedbirleri olmayan bir dünya inşa etmeyiz…
Uz. Ecz. İbrahim Yavuz
İVEK © 2016 / Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
ZeplinGo® | Web Sitesi Tasarımı ile hazırlanmıştır.
CONTACT