İleride telefonlar nasıl bir şekil alır, düşünmeden edemedim.
Gelecekte muhtemelen bu gün avucumuzdaki o dikdörtgen şeklinden çok daha farklı, hatta belki de görünmez bir hal alacak.Teknolojik gidişata bakarsak, şu an katlanabilir telefonlar bir geçiş aşaması olarak kabul edilebilir. Defalarca katlanan, açıldığında normal bir ekran vazifesi gören telefonlar, hayrete şayandır. Bunun üstüne bir kurgu yapmak gerekiyordu, Sonuçta gelişmeler durmak bilmiyor, bir şekilde devam ediyordu.
Günümüzde bile rulo yapılabilen ekranlar mevcuttur, bunların binaya giydirilenleri kolonlara giydirilenleri vs. şeklinde örnekleri çoğaltılabiliriz. Bunları bir de cebimizde bir kalem şeklinde taşıdığınızı, Arzu ettiğiniz zaman açmak suretiyle, bir tablet haline getirdiğinizi düşünün.
Cihazlarımızı birçok nedenle özellikle eskidiği için atarız, yeni teknoloji ile bunları atmak yerine, belki de modüler parçaları sayesinde tekrar kullanmak üzere güncelleyebileceğiz... Belki de önümüzdeki yıllarda, belki de şu anda üzerinde çalışılmakta olan, sıvı kristaller kendi kendine şekil değişebilecekler, dolayısıyla darbelere karşı daha dayanıklı hale gelebilecekler ve yüzeylerini de bu nedenle onarabilecek yapılar elde edilebilecektir.
Bir öngörüm vardı, hala söyler dururum, insan beynine uygun bir alana bir çip yerleştirilir, görme, duyma ve konuşma gibi sinir uçlarına birer bağlantı yapılır, kişiyi sadece anarak veya adını söylemesi halinde, bir anda gözleriyle görür, kulağıyla işitir, dudağı ile konuşur, yani üç boyutlu hale getirebilir.
Bu teknolojiye uygun çalışmaların yapıldığını da düşünüyorum, biz bilmesek de, bilim adamları bu yönde hareket ediyorlardır, belki de bizim düşünemediğimiz birçok şeyin üzerinde çalışıyorlardır.
Beynimizin hayal görmek, rüya görmek gibi yetenekleri vardır, bilim adamları buradan yola çıkmak suretiyle neler yapabilirler neler.
Bu çipler vasıtasıyla insanları yanımızdaymış gibi üç boyutlu ve cap canlı görebileceğiz. Tabii ki karşımızdaki de aynı özellikte bir çipe sahip ise. Konuşmak istediğimiz kişiyi hayallerimize davet etmemiz yetecektir.
Birçok bilim insanı da akıllı telefonlardan sonra ki dönemde cihazların vücudumuza entegre olacağını öngörüyor. Mesela gözlüklerimiz: Lazer ışınları uzayda sonsuz yol alabilir, biz bunları kaç santimde engellersek, oraya da bir rakam, harf ya da kod koyarsak, istediğimiz kişileri arar ve onlarla üç boyutlu olarak görüşebiliriz, veya gözlüğümüzün camı üzerinde oluşan görüntülerle, sanki karşımızda duruyor gibi, kişiyle konuşabilir, telefonunda gösterdiği manzarayı izleyebiliriz. Aynı cihaza sahipse, zaten onu ve etrafındaki manzarayı da görebileceğiz. Bir başka gözlük ön görüm de, aynı teknolojiyi kullanacak ve telefonun ekranı artık cebinizde değil, doğrudan gözünüzün önündeki havada asılı duracak. Bir mesaj geldiğinde boşluğa dokunarak cevap vereceksiniz.
Belki bileğinize taktığınız bir cihazla, belkide deri altına yerleştirdiğiniz bir kaynakla; tıpkı holografik bir video izler gibi avuçlarımızın içinde görüntü oluşturabileceğiz... Gözlükler demode olunca, bir alternatif üretecekler, bilgileri doğrudan retinaya yansıtan kontakt lensler, belkide bundan sonraki aşamada devreye girecektir. Evet çok yabana attığımız, ama düşüncenin büyük bir gücü olduğu söylenegelen bir tevaturdan ibaret değil. Bir çok iletişimi bu yolla gerçekleştirecek, bu yolla kontaklar kurabileceğiz. Telefon bir organımız gibi hareket edecek. Bir çok hacker bundan yararlanacaktır. Artık yerimizi, yurdumuzu saklıyamıyacağız. Bu cihazlara sahip her kezin gördüğünü ve duyduğunu hackerler görüp duyabilecektir.
Makam mevki sahibi olmayanlar buna ne dese de; onların vasıtasıyla, halkın hareket biçimleri, davranış ve tercihleri izlenecek, ihtiyaçları tespit edilerek, belki de sanayicilere servis edeceklerdir. Maazallah şimdilerde olduğu gibi makam ve mevki sahibi kişiler, düşmanlarınca hedef sayılıp, imha edileblecek, böylece bulunduğu ortama da zarar verebilecektir. Dolayısıyla ekranı büyütmek yerine, her yere taşınır, yayılabilir hatta ekran olgusu ortadan kaldırılabilir bir hale gelecektir.
Peki "Tüm bunların sağlıkla ilgisi ne?" derseniz; telefonla hasta takibinden tutun, bir çok analiz yapılabilmektedir.
Günümüzde, tansiyon, nabız, kalbin atış hızı, kan şekeri, EKG, kan oksijen saturasyonu, adım sayar, uyku düzeni, stres durumunuz ve dahasını bir tek akılı telefon mevcudiyetinde yapar, hatta; e-Nabız ve benzeri mobil sağlık uygulamalarıyla, geçmiş tedavi kayıtlarına, laboratuvar sonuçlarına, radyolojik görüntülere ve ilaç bilgilerine şu anda ulşabiliyor olmamı, gelecekte telefonun alacağı roller konusunda bir fikir vermektedir. Akıllı telefonlar, yapay zeka ile ayrıca büyük bir güç haline gelmiştir. Korkutucu olan, bilinmeyendir. Eğer bir şey hakkında bitazda olsa bilgi sahibiysek, korkmak yerine bir şeyler yapmayı tercih edebiliriz. Dinimizin ilk emrinde olduğu gibi...Bir başka makalemde, belkide geleceğin otomobillerinden söz edeceğim, kimbilir...
Görüşebilmek ümidiyle...
İVEK © 2016 / Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
ZeplinGo® | Web Sitesi Tasarımı ile hazırlanmıştır.
CONTACT